• بازگشت به صفحه اصلی
  • vrijdag 17 oktober 2008

    Taliban Siyaset Sahnesine Çekilebilir mi?

    Taliban Siyaset Sahnesine Çekilebilir mi?

    Afganistan operasyonunun askerî başarısı konusundaki yaygın söylem yerini ard arda gelen umutsuz açıklamalara bıraktı. Operasyonun ardından geçen yıllar Taliban'ın ülkeden kazınmasıyla sonuçlanmadığı gibi, kimi dönemlerde Taliban'ın eskisinden daha güçlü şekilde dönebileceğinin sinyallerini verdi. Daha da önemlisi Afganistan'da uluslararası terörle mücadele kapsamında açılan cephe genişleyerek Pakistan'ı da içine almaya başladı. Bölge sadece Taliban açısından değil, tüm terör örgütleri açısından bir çekim merkezi ve eğitim alanı hâline dönüştü. Bu süreçteki tek olumsuz gelişme operasyonun askerî kanadında yaşanan hayal kırıklığından ibaret değil. Bilindiği gibi Afganistan operasyonu bu ülkede aynı zamanda bir ulus inşa sürecini de içermekteydi. Ancak bugüne kadar başlangıçta planlanan ekonomik, sosyal ve siyasi dönüşüm için atılan adımlar da yeterli olmadı. Mevcut sorunların çözümüne ilişkin yapılan tartışmalarda üzerinde anlaşılan tek konu, Afganistan'da strateji değişikliğine gitme zorunluluğu. Atılacak diğer adımların temelini oluşturacak olan güvenlik sorununun çözümü için terörle mücadele kapsamında yeni bir bakış açısı geliştirmek gerekiyor. Son dönemde masaya yatırılan ve hararetle tartışılan önerilerden biri de Taliban'ın Afganistan siyasi sisteminin içine çekilmesi. Afganistan'da görev yapan NATO müttefiki ülkelerde çeşitli seviyelerde dile getirilen bu öneri, Devlet Başkanı Hamid Karzai'nin de gündemindeydi. Pek çok farklı olayda denenen ve bazen başarıya ulaşan bu yaklaşım Afganistan için çeşitli riskler taşıyor.Öncelikle "Taliban'ı siyaset sahnesine çekmek" ve "Taliban'la masaya oturmak" birbirinden farklı içerikte seçeneklerdir. Bu seçeneklerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekiyor. Taliban'la masaya oturmak ülkede güvenliğin ve istikrarın pazarlık unsuru hâline getirilmesi anlamına gelir. Bu durum, Afganistan için tasarlanan gelecek açısından tehlikeli bir süreç olur. Oysa Taliban'ın ılımlı kanadının veya Taliban sempatizanlarının kendilerini meşru yollarla ifade edebilecekleri, siyasi sisteme dahil olabilecekleri kanalları açmak ve/veya bu yolları kolaylaştırmak ayrı bir öneridir. Bu öneri Afganistan sorunun çözümüne katkı sağlayabilir. Diğer taraftan Taliban'ı normalleştirme yollarının arandığı tartışmalarda, ülke gerçekleriyle bağdaşmayan siyasi sistemin de ayrıca ele alınması gerekiyor. Zira, Amerikan sisteminin kötü bir kopyası olarak nitelendirilebilecek başkanlık sistemi ülkenin temel sorunlardan biridir. Afganistan'da yoğun bir merkezîleştirme süreci yaşanıyor. Söz konusu coğrafyada bu denli merkezîleşmiş bir yapının başarı şansı oldukça düşüktür. Afganistan etnik, dinî ve dilsel ayrışmalar dikkate alınarak tasarlanmış bir sistemle yönetilmelidir. "Savaş lordu" olarak adlandırılan ve Karzai'nin kişisel çabalarının da etkisiyle siyasal sürecin dışında bırakılan isimlerin de bu anlayışla sürece dahil edilmeleri, operasyonun başarısına olumlu etki yapabilir. Ancak, Devlet Başkanı Hamid Karzai bu yaklaşımın başarı şansını düşürüyor. Hamid Karzai Afgan halkı, Taliban ve uluslararası kuvvetler açısından yıpranmış bir isimdir. Karzai bugüne kadar, kişiliği ve potansiyeli itibariyle terörle mücadele konusunda mevcuttan fazla katkı sağlayamayacağını göstermiş bulunuyor. Afganiştan'da bugün gelinen aşama değerlendirildiğinde, Taliban'ın meşru sistem içinde kendini kabul ettirebilmek için uygun ortamı yakaladığı ifade edilebilir. Taliban, uyguladığı yıpratma stratejisiyle devlet başkanının, siyasal sistemin ve uluslararası güçlerin güvenilirliğini temelden sarsmış; kamuoyunda ve yöneticilerde operasyona duyulan inancın kırılmasına neden olmuştur. Bu noktada Afganistan'da iyi hesaplanmış bir açılım yapmak ve siyasi araçları kullanmak operasyonun başarısı açısından faydalı olabilecektir.
    Gökçen OĞAN
    8 Ekim 2008
    -- KÖKBÖRI BOLSINGIL URAN !

    Geen opmerkingen:

  • بازگشت به صفحه اصلی
  •